ALTIN NEDEN DEĞERLİDİR?

Altın nedir? Neden bu kadar değerlidir? Kullanım alanlar nelerdir? Ne zamandan beri kullanılmaktadır? Dünyada ne kadar altın vardır? Bu sorulara cevap arayacağız.

ALTIN NEDEN DEĞERLİDİR?
ALTIN NEDEN DEĞERLİDİR? Admin
Bu içerik 38 kez okundu.
Reklam

İnsanın, altına olan tutumu biraz garip. Kimyasal açıdan altın hiç de ilginç bir madde değil. Diğer elementlere güçlükle tepki verir. Fakat yine de 118 farklı seçeneğin bulunduğu periyodik tabloda, insanın, para birimi olarak seçtiği tek element. Tabi ki bunun bir nedeni olmalı. Kuran da bir çok ayette altın ve gümüşten bahsedilmiştir. Belki de sırrı oradadır.

Peki neden?

Mesela neden osmiyum ya da krom değil? Ya da seaborgiyum?

Zehirli Para ister Misiniz?

 Periyodik tablonun sağ tarafına baktığımızda gazdan oluşan elementler görürüz. Bundan dolayı bazı elementleri yok saymak oldukça kolaydır. İşte burada asil gazlar ve halojenler var. Bir gaz hiçbir zaman bir para birimi olamaz. Küçük bir şişe içinde para birimi olarak biraz gaz taşımak hiç de pratik değil. Bir etken de bu elementlerin renksiz olması. Şişenin içinde ne olduğunu, nasıl bilebilirsiniz ki? Diğer iki sıvı element civa ve brom günlük sıcaklık ve yer çekimi düşünüldüğünde pek bir uygunsuz olurdu. Ayrıca ikisi de zehirli. Para olarak kullanmak için pek de güzel bir unsur değil. Aynı sebeplerden arsenik ve onun gibi diğer maddeleri de kullanamazdık.

Periyodik tablonun sol tarafında yer alan birçok elementi de yok sayabiliriz. Alkali metaller ve toprak alkali metaller de çok tepkisel. Birçok kişi okullarda sodyum ve potasyumu suyun içine damlatınca ne olduğunu hatırlar. Önce bir kabartı ve sonrasında patlama. Patlayıcı nitelikli para birimi çok da iyi bir fikir değil. Benzer nedenler diğer bir sınıf elementler için de geçerli. Örneğin radyoaktif olanlar. Paranızın sizi kanser etmesini istemezsiniz değil mi? Geriye toryum, uranyum, plütonyum ve radyoaktif olarak parçalanmadan laboratuvar ortamında yapay olarak üretilmiş rutherfordyum, seaboryum, ununpentiyum, einsteinyum kalıyor. Tabii bir de az bulunan toprak metalleri var ki, bunlar altından bile az bulunuyor. Ne yazık ki, kimyasal olarak bunları birbirinden ayırmak oldukça zor. Yani hiçbir zaman cebinizde ne olduğunu bilemeyecektiniz. Bu bizi periyodik tablonun ortasındaki geçiş metallerine ve sonrasına götürüyor. Burada 49 adet, adına aşina olduğumuz element karşımıza çıkıyor: Demir, alüminyum, bakır, kurşun ve gümüş. Fakat ayrıntılı olarak incelediğinizde hepsinin sakıncalı bir noktası olduğunu fark edeceksiniz.

Geriye Kaldı 8 Element

Öte yandan sol tarafta titanyum, zirkonyum gibi sert ve dayanıklı elementler var. Fakat onlar için de problem farklı: Eritmek oldukça zor. Milattan bin yıl önce bu maddeleri cevherlerinden ayırmanız için ayrıştırıcı kazanınızı yanınızda taşımanız gerekecekti. Ve elbette böyle özel araçlar o zamanlar bulunmuyordu. Listeyi 118 maddeden 8 maddeye kadar indirdik. Platinyum, paladyum, rodyum, iridyum, osmiyum ve rutenyum. Tabii ki ek olarak gümüş ve altın. Bunlar soylu maddeler olarak biliniyor. Çünkü diğer maddelerden ayrı durarak zor tepki veriyorlar. Ayrıca oldukça da nadir bulunuyorlar ki, bu da para birimi olması için önemli bir ölçüt. Eğer demir pas tutmasaydı, para için güzel bir kaynak olurdu. Çünkü çevrede çok fazla var. Ama çok büyük boyutlarda bozuk parası taşımak zorunda kalabilirdiniz.

Gümüş ve altın dışındaki tüm nadir elementlerde tam ters sorunlar var. Çok az bulunuyorlar, bu yüzden çok küçük oranda taşımak zorunda kalırdınız, dolayısıyla da çok kolay kaybedebilirdiniz. Ayrıca eritmek de oldukça zor. Platinin erime noktası 1.768 santigrat.
Geriye iki madde kalıyor ki, bunlar altın ve gümüş. İkisi çok yaygın değil ama bulmak da fazla zor değil. İkisinin de görece olarak düşük erime noktası var ve böylece bozuk para, külçe, takı haline getirilmesi kolay. Gümüş havada çok ufak miktarda kükürtle temas eder etmez kararıyor. Onun için altına böyle özel bir değer veriyoruz. Altının bu kadar değerli olmasının nedeni, kimyasal olarak ilginç olmamasından kaynaklanıyor. Altının bu durgun hali sayesinde, karmaşık bir tasarımla yapılan bir altın timsah bin yıl sonra da, Londra merkezi 

ndeki bir müzede hiç bozulmamış halde bulunabilir. Element eleme süreci, iyi bir para birimi ile ilgili bize ne anlatıyor?

Öncelikle altının varoluşsal bir değeri yok. Bir para birimi, ancak biz toplum olarak anlam yüklediğimizde değerli olabilir. Gördüğümüz gibi katı, taşınabilir ve zehirleyici olmaması gerekiyor. Ayrıca adaletli bir şekilde, az bulunması gerekiyor. Ayrıca altın, parlak sarı renkte. Periyodik tablodaki tüm metaller ise, bakır dışında gümüş rengini taşıyor. Bakır, havadaki nemle karşılaşınca yeşile dönüşüyor. Ve işte altını özel yapan da bu. Altının başarılı bir para birimi olmasının sırlarından biri budur.

Altın Para Birimi Mi?

Peki, nasıl oluyor da halen altın, para birimi olarak artık kullanılmıyor? 1973 yılında dönemin ABD Başkanı Richard Nixon'ın, dolar ile altın arasındaki bağı koparması bir dönüm noktası oldu. O tarihten beri tüm para birimlerine dolar üzerinden değer biçildi. Nixon’un bu kararı almasının gerekçesi, aslında oldukça basitti: ABD’nin altın stokları tükeniyordu. Bu da altınla ilgili problemin ana nedeni. Altının kaynağı ekonominin durumuna değil, maden ocaklarında çıkarılan stoklara bağımlı. 16. yüzyılda Güney Amerika ve geniş altın kaynaklarının keşfi ile altının değeri düştü; diğer her şeyin fiyatıysa arttı. O günden beri sorun, bunun tam tersi. Altının arzı çok sınırlı. Örneğin 1930'deki Büyük Buhran’da altın stoklarını kullanan birçok ülke ekonomik krizden kaçabildi. Bunu yaparak basılı paraya değer kazandırdılar ve ekonomilerini canlandırdılar. Altına olan talep, bazen çok çılgınca olabiliyor. Arzın sabit olması yüzünden de, altın fiyatları büyük iniş çıkışlar kaydedebiliyor. 2001 yılında 260 dolardan işlem gören 1 ons altın, 11 Eylül saldırıları sonrasında 1.921 dolara çıktı. 07.08.2020 yılında 2073,41 dolar seviyesini test etti.

Altın Nedir?

Altın, kimyada Au (Latince Aurum dan (ışıldayan-parlayan)) sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte kimyasal bir elementtir. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, doğada serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilk çağlardan beri ilgisini çekmiştir. Altın, tarihin ilk dönemlerinden bu yana insanların kullandığı değerli metallerin başında yer alır. Bozulmaması, parıldaması ve az bulunur olması sebebiyle her dönemde talep edilen bir metal olmuştur. Aslında bu cümlede neden değerli olduğunu anlıyoruz. Kolay işlenebilmesi ve doğada sınırlı sayıda bulunmasından dolayıdır.

Altının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

Kolay kolay tepkimeye girmeyen çok kararlı bir element olduğu için havadan ve sudan etkilenmez. Bu yüzden hiçbir zaman paslanmaz, kararmaz ve donuklaşmaz. Bir başka özelliği de saf haldeyken çok yumuşak olmasıdır. Bu nedenle kolayca dövülerek biçimlendirilebilir. Altın, dünyanın geniş bir bölümünde düşük konsantrasyonlarda bulunur. Yer küresinin tahminen 0,001 ppm (milyonda bir) ini teşkil eder. Genellikle Volkanik kuvarsların içinde, akarsuların kumlu yataklarında toz ve külçe halinde bulunur.

Ne Zamandan Beri Kullanılıyor?

Altın yaklaşık olarak 6 bin yıl gibi uzun bir süredir medeniyetler tarafından çıkarılıyor ve işleniyor. MÖ 550 yıllarında Lidya Kralı Krezos, altını para olarak (sikke) bastırmış ve altının para olarak basılması ile de ticaret artmıştır. Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah dönemine girmiş ve Akdenizli tüccarlar ve misyoner askerler tarafından kabul görmüştür. Mısır hükümdarları zamanında MÖ 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde altın çubuklar yaparak para olarak kullanmışlardır. Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra altından eşya yapımını azaltmışlardır. Altın eşyayı sadece süs olarak kullanmışlardır.

Dünyada Ne Kadar Altın Var?

2006 sonu itibarı ile tarih boyunca çıkarılan altının 158,000 ton olduğu tahmin edilmektedir. Bazı kaynaklara göre de altın miktarı konusundaki tahminler 155 bin 244 tondan 2.5 milyon tona kadar değişiyor.

Altının Kullanım Alanları (Kimler Alıyor)

Bugüne kadar yeryüzünden çıkarılan bütün altının yarıdan fazlası hükümetlerin ve merkez bankalarının elindedir. Bir kısmı ise

tasarruf amaçlı olarak saklanmaktadır. Üretilen altının yüzde 12'sinin teknoloji sektöründe kullanılmaktadır. Elektrik iletkenliği yüksek (gümüş ve bakırdan sonra) ve kolayca kimyasal tepkimeye girmeyen altın en çok elektrik ve elektronik sanayilerde bağlantıların, terminallerin, baskı devrelerinin, transistörlerin ve yarı iletken sistemlerin kaplanmasında kullanılır. Üstüne düşen kızılötesi ışınların yaklaşık yüzde 98’ini yansıtarak geri çevirebilen ince altın levhalar, uzay elbiselerinin başlığındaki göz deliklerinde zararlı ışınlardan korunmayı ve sun’i uyduların yüzeylerinde sıcaklığın denetlenebilmesini sağlar.

Altının Saflığı Nasıl İfade Edilir?

Altının kimyadaki saflığı “yüzde” ile, mücevhercilikteki saflığı ise “karat” veya “ayar” terimleriyle ifade edilir. 24 ayar altın %100 saf altını, 22 ayar ise %91,6 saf altını ifade etmektedir. 22 ayar altının %8,4’ü diğer metaller ile tamamlanmıştır. 18 ayar altın %75,14 oranında, 14 ayar altın %58,5 oranında altın içerir. Tamamlayıcı metalin gümüş ağırlıklı olması durumunda kuyumculuk sektöründe yeşil altın denilen, halk arasında sarı altın denilen renk yakalanır.

 

Finans Gazetesi

Telegram: https://t.me/diptenalanadam

 
altın altın nedir altın neden değerlidir
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BLOCKCHAİN (BLOK ZİNCİRİ ) NEDİR?
BLOCKCHAİN (BLOK ZİNCİRİ ) NEDİR?
Enjin Coin (ENJ) Kripto Parası Nedir?
Enjin Coin (ENJ) Kripto Parası Nedir?